Ordudan atılan Kapkıner, Pala’ya sert çıktı


“Beni karımla beraber ordu evinden kovdular’’ diyen İskender Pala’nın kendisi gibi 1600 küsur kişinin itibarının iade edilmesini istemesine ordudan atılan Murat Kapkıner tepki gösterdi.
“Beni karımla beraber ordu evinden kovdular’’ diyor. Bunu anlamıyorum. Niye orada eşinin yanında onurunla oynayanlarla bir vukuat çıkarmadın? O, sana karının yanında ‘çık’ diyeni niye hastanelik etmedin? 1600 küsur kişi var diyor. Onların itibarlarının iade edilmesini istiyor. Ne itibarı yahu? Kimin itibarı?”

“Bu ordu şahsen beni bünyesinden atmakla bana itibar kazandırmıştır. Bu yanlış yapı, bünyesi kaldırmayıp beni kustuğunda, delikanlı birini hazmedemediği için kendi itibarı düşmüştür. Eğer gerekiyorsa bu ordu beni ihraç ettiğinden ötürü düşen kendi itibarını iade etmenin yollarını aramalıdır.”

Murat Kapkıner*

Bu gece iki eskimiş paşa ve mübarek Nevzat Tarhan kardeşimle bizim İskender Pala’yı dinledim uzun uzun.

Bizim İskender Pala ile hiç karşılaşmadım. Hiçbir eserini okumadım. Esasen tanımıyorum. İkimizin de ordudan tard edilmişliğimiz ve mahallelikten gayrı bir ilgimiz yok. Bana askerlik çekebilir, o subaymış ben astsubaydım. Benden genç. Kaçlı bilmiyorum, ben 69’luyum.

(Bu böyle kaçlı maçlı olduğumu yazdığımı kınamayın. Size söyleyeyim: Servis otobüslerinde üst rütbedeki biri otobüse bindiğinde tribünlerde gördüğünüz dalgalanma meydana gelir, otobüste bulunan herkes aynı dalgalanmayla yer değiştirirdi.)

Hiç kimseye hiçbir zaman örnek teşkil etmemesi gereken askerlik hayatımda doğrusu tam da bir hayta, belki bir teröristtim.

Elbet benim haytalığım, estirdiğim terörün bir altyapısı vardı. Yani başından terörist değildim.

Astsubay okulunda bize öğretildiği şekliyle bütün üstlerime altı adım kala selam veriyordum. Benimle dalga geçtiler. Biraz zaman aldıysa da bunun böyle olmadığını kıtada öğrendim. Bu kez altı adımdan değildi ama üste selam vermenin zorunluluğundan bütün üstlerime selam veriyordum. Kimse selamımı almıyordu.

İşte benim, ilerde çok farklı dozlara çıkacak terörizmim böyle başladı desem kendimi çok yanlış analiz etmiş olmam. (Ben vermek zorundaysam üst de almak zorundaydı ama iç hizmet kanununun değil hava kuvvetlerinde keyfiliğin hüküm sürdüğünü yakında anlayacaktım).

Yaka paça tuttum: ‘’Niye selamımı almıyorsun ulan!’’

Aynen böyle. Karşımdakinin rütbesini istediğiniz şekilde düşleyebilirsiniz. Fark etmiyordu. Bu bir uzun süreç. Sonunda ayaklarımı kendisine doğru uzattığım garnizon komutanı paşa, önümden geçerken yüzünü öte yana çevirmek zorunda kaldı.

Bunlar benim askerlik hayatımda estirdiğim terör yanında hiçbir şey. Çok çok daha fazla taşkınlıklar yaptım. Maksadım burada bir otobiyografi yazmak olmadığı için uslu Binbaşı İskender Pala’nın bana düşündürdüklerine geleyim…

(Bir bakıma övünüyorum da) esasen yukarda söylediklerimle övünmüyorum. Peygamber ocağı diye gittiğimiz o yerde (ben gerçekten anamın kucağından, koynundan gitmiştim) sabah tekmilinde kumar istirahatını (subay, astsubay sabaha kadar tabur komutanıyla kumar oynamıştır), doksan derece doktor alkolü içmeyi, eşcinselliği gördüm. Bu yol, yol değildi ve kendimi (yanlış bir kapıdan giriş de olsa) İslamcılığın kucağında buldum.

Bu apayrı ve başka bir yazı konusudur. Şimdilik söyleyeceğim: Ben hâlâ müminlerin ilkiyim.

Bir şiirimde, “Beni kâfir edenler kendileri Müslüman” demişim. Ordudayken yaptığım yaramazlıkların hiç birini savunmuyorum ama hırsızın hiç mi suçu yok. Komutanlarımı komutan yerine koydum (söyledim, altı adımdan selama durdum, dalga geçtiler) olmadı. Baba, abi yerine koydum, olmadı. Ne yapacakmışım?

Ben hemen hemen ordudan tard edilenlerin ilkiyim. Benden önce iki başçavuş anımsıyorum bir de 70 muhtırasında atılan birkaç subay astsubay; kömünist yaftasıyla.

Şu: Benden sonra orduda namaz kılan kim varsa atıldı. Bunlarla aramda bir husumet vardı, şöyle: Bunlar namazlarını gizli gizli kılarlardı. Namazla uğraşan subaylara ne kadar kızıyorsam onlara da o kadar kızardım.

Şimdi İskender Pala diyor ki “beni orduda namaz kılarken bir kez bir tek kişi gördü.” İşte bu anlaşılır gibi değil. Sanki övünülecek bir şey söylüyor. Yirmi yıla yakın (binbaşılığa geldiğine göre) bir süre bir adam Allah’ın emrini gizlemeyi nasıl başarır. Farz ibadeti gizlemek İslam’da bir çeşit nifak (münafıklık)tır. Kişilik yoklaması açısından da bu ayıp kişiye yeter. Nafile ibadeti de aşikâre yapmak riya (iki yüzlülük)tür İslam’a göre. Dünyevi endişelerle farz ibadeti gizlemenin İslam’da yeri yoktur. Bunu yapana İslam iyi gözle bakmaz.

İnancını gizleyen birinin başına gelen bu olay bence müstahak ve Tanrısal bir uyarı. Her neyse…

Benimki öyle değildi. Seccade diye kullandığım tahta parçasını ere emrederek kaldırtan bölük komutanı elimden yakasını zor kurtarmıştı.

“Senin olduğunu bilmiyordum Murat’’ dediğinde,

“Özrün kabahatinden büyük; demek başkasının olsa namazına engel olacaktın’’ diye havladım.

Şuraya gelmek istiyorum: Benden sonra atılan, çoğuna Fethullahçı dedikleri, namazlarını ayıp bir şey yapıyormuş gibi gizli gizli kılanların hepsi ağladı.

İşte bunu ben o gün bugün anlamış değilim.

Nesine Müslümansa hiç anlamıyorum: Yahu sen inanmış bir adamsın. Bu hukukla, sağduyu ile, senin dininin sana öğrettikleriyle alakası olmayan bu zalim insanlardan Allah seni kurtardı. Şükretsene. Gafleten girdin, çocuktun girdin diyelim.

Bense askeri mahkemede, çok ciddi, elebaşı sanıldığım, sonu idamla bitebilecek bir davada yargılanıyordum ve o esnada tard emrim geldi.

Askerler arasında çok sevinçli bir durum karşısında ‘kepi havaya atmak’ diye bir söz vardır. Ben bu emirden haberdar olduğum dakika kafamda kep olmadığı için şapkamı havaya fırlattım. Onlar benden, ben onlardan kurtulmuştum. (Aramızda kalsın, o askerliğim üç gün daha öyle devam edecek olsa general katlinden yargılanabilirdim.)

Maksadım size hatıralarımı anlatmak değil. İskender (Pala) komutanımı hiç anlamadığımı söylemek istiyorum.

“Beni karımla beraber ordu evinden kovdular’’ diyor. Bunu anlamıyorum. Niye orada eşinin yanında onurunla oynayanlarla (onlar kimseler) bir vukuat çıkarmadın? O, sana karının yanında ‘çık’ diyeni niye hastanelik etmedin? (Askeri mahkeme de olsa ‘ağır tahrik’ten yırtardın.)

1600 küsur kişi var diyor. Onların itibarlarının iade edilmesini istiyor. Ne itibarı yahu? Kimin itibarı?

İskender komutanım! Sen kendi itibarını koruyamıyorsan, başkalarının senin itibarına sahip çıkmalarını bekleme. Gerçekten haksız bir istektir bu. O gün o ordu evinde kendi itibarını korumamışsın. Yukarıda ağır tahrikten yırtabileceğini söyledim. Tutalım ki böyle bir maddeyi işletmediler. Delikanlı gibi, benim gibi gider dört ay yatardın. Bu işin idamı bu. Ama sen bunu değil, oradan itibarı zedeli olarak çıkmayı tercih ettin. Her mazlum bu kadarcık ezayı göze alsa bu ülke böyle olmazdı. Amma biz rahatımızı onurumuza tercih ediyoruz. Sızlanma, müstahaksın.

Bu ordu şahsen beni bünyesinden atmakla bana itibar kazandırmıştır. Bu yanlış yapı, bünyesi kaldırmayıp beni kustuğunda, delikanlı birini hazmedemediği için kendi itibarı düşmüştür. Eğer gerekiyorsa bu ordu beni ihraç ettiğinden ötürü düşen kendi itibarını iade etmenin yollarını aramalıdır.

Ben gençken de böyleydim işte. Kimseyi anlamazdım.

*Hava Astsubay Okulu mezunu şair ve yazar

Bu yazı Özgün Duruş dergisinden alıntılanmıştır

KAYNAK : http://www.timeturk.com/Ordudan-atılan-Kapkıner-Palaya-sert-çıktı_115977-haberi.html

Y o r u m
Murat Kapkıner’e uzunca bir yorum yazacağım için yazıyı şimdilik yorumsuz yayınlıyorum.
TSK’nın ruhu olan disipline riayet etmeyip disiplinli subay ve astsubaylara dil uzatan Murat Kapkıner’e bir iki sözümüz olacak elbette.

MURAT KAPKINER’E CEVAP
Sayın Murat Kapkıner; İskender Pala’yı masumluk kılıfına sığınmakla suçlamak, orduda derebeyi gibi davranmak, Müslüman bir kişiye yakışmaz bir kere bunu anlamalı idiniz.
2.si İç hizmet kanun ve yönetmeliğini ve de Askeri Ceza Hukuku konularından hiç haberiniz olmadığı belli.
İtaatsizlik yaparak ben müslümanım diyemezsiniz bu 3.
Eğer beni de dinim yüzünden tard ettiler diyorsan buradaki problem başkadır.
Ben ve İskender Pala tard edilmedi Re’sen emekli edildi aradaki farkı anlamalısın.
Ve dahi 28 Şubat sürecinde Re’sen emekli edilenler tard edilmediler.
Tard işlemi mahkeme kararı ile yapılır. Biz mahkemeye verilmedik. Çünkü disiplinsiz değildik.
Sen bir kere disiplinsizliğine dini payanda ediyorsun.
Ben kendi adıma konuşup ve bu yazıları yazıyorum.
Hiç bir zaman dislplinsizlik yapmadım.
Görevimi en iyi şekilde yaptım.
Yaptığım her görevden takdir aldım ama iyi sicil alamadım. Çünkü inananlarla inanmayanlar arasındaki sürtüşmeyi 18 yıl boyunca sürekli yaşadım.
Hem 11 yılık Uçuş görevimde hem de 7 yıllık gemi görevimde seccadem hep yanımda idi ve namazımı çoğu zaman amirlerimin gözü önünde kıldım. İnanmıyorsan isimlerini vereyim kendin sor.
Namaz kılmak disiplinsiz olmak demek olamaz. Bilakis namaz kılan bir personel disiplinlidir.
Çünkü ibadetin aslı disiplindir.
Sen bunu anlamamışsın. Hoyratlığını dindarlığına vermişsin.
Bende pek çok suale muhatap oldum. Hiçbir amirime terbiyesizce cevap vermedim.
Fikrimi sonuna kadar efendiliğimi bozmadan savunmasını bildim.
Yok paşa katili olacakmışsın, yok bilmem ne.
Bunlar disiplinsiz bir personelin zırvalarından başka bir şey değildir.
Şu anda sivil hayatta da bu disiplinimi bozmuş değilim.
TSK’da nasıl davranıyorsam sivil hayatta da aynı şekilde davranıyorum.
İnsanlara kaba davranarak islamı temsil ettiğinizi söyleyemezsiniz.
Benim örneğim İslam Peygamberi Resulullah’tır. Hiç kimseye kaba davranmamıştır.
Savaşta bile düşmana adaletle davranmıştır.
Disiplinsizler ise asla iyi örnek değildir.
İnsanlara Müslüman olarak kötü örnek olmuşsunuz ve bunu savunup İskender Pala gibi ilim sahibi birini suçlamaya kalkıyorsunuz.
Kusura bakmayın ifadelerim sert olmuş olabilir fakat maksadım sizi kırmak değil yapılanları ve sunulmak istenen imajın yanlışlığını göstermek içindir.
Çanakkale savaşında yaralı düşman askerini omzunda taşıyıp kendi sargı bezi ile düşman yarası saran “ŞANLI MEHMETÇİĞİ” unutmayın sakın.
Ahmet TÜRKAN

Reklamlar

About ahmetturkan

ekonomist
Bu yazı HABER-MEDYA, HAYATA DAİR, MAKALE içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s