Baykal’dan TSK’ya mesaj: Sıkın dişinizi, geldikleri gibi giderler


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, emekli kuvvet komutanlarının gözaltına alınmasını eleştirirken, toplumdaki gerginliğin daha da artması karşısında, “Birileri masadan hesabı ödemeden kaçmanın planlarını yapıyorlar. Hır çıkarıp dayak yiyecek yiyince de ağlayacak. Aman sakın ha. Oradaki kavga hazırlığını görün ama sakın kavgaya dahil olmayın. Sıkın dişinizi bu günler gelip geçer bunların ad hesap vereceği günler elbette gelir. Sakın ha kavgaya fırsat vermeyin. Sizin dışınızda kavga çıkarsa da katılmayın. Ama kapıyı pencereyi de iyi tutun” uyarısıda bulundu.

ANKARA- Baykal, partisinin grup toplantısında şu mesajları verdi:

YARGI YARGININ KARŞISINA ÇIKTI: Türkiye cumhuriyet tarihi boyunca darbeler yaşamıştır, isyanlar yaşamıştır. Çok acı travmalar, iç çekişmeler yaşamıştır. İlk kez cumhuriyet tarihinde yargı yargının karşısına hükümet kararıyla çıkarılmıştır.

İLK KEZ : Bu kadar büyük ve çarpıcı bir operasyon bildiğim kadarıyla hiçbir demokratik ülkede olmamıştır. Türkiye’nin tarihinde olmamıştır. Bildiğim kadarıyla herhangi bir başka demokratik ülkede, büyük olayların yaşandığı ülkeler dahil, böyle olaylar ortaya çıkmamıştır. Faşizmden demokrasiye geçen ülkelerde böyle bir tablo yaşanmamıştır

SABAHA KARŞI 4’TE KAPINIZ ÇALIYORSA: Yani sabaha karşı 4’te kapınız çalındığı zaman olsa olsa ‘sütçüdür’ diyebiliyorsanız demokrasi vardır.
Eğer sabaha karşı 4’te ‘Eyvah geldiler’ diyorsanız, korku sizin ruhunuza işlemişse, işte o ülke demokratik bir ülke olmaktan çıkmış demektir.

48 KİŞİ NİYE GÖZALTINA ALINDI?: Bu 48 kişi tutuklandı dün. Doğal olarak vatandaş soruyor niçin? ‘Bunlar önümüzdeki aylar içinde darbe yapacaklardı da, 1-2-3 ay sonra, geleceğe yönelik bir darbe uygulamasını hayata geçirmek üzereydiler, şimdi elleri tutuldu, o nedenle gözaltılar’ mı diyoruz?
Aklı başında kimse, bu insanların böyle bir darbe gerçekleştirme çabası içinde olduklar kanaatinde değil.

DARBE DÜĞMESİNE Mİ BASTILAR?: Bunlar şimdi değil, geçmişte güç ellerindeyken, geçmişte darbe yapmaya fiilen giriştiler ve darbeyi yapamadılar bu anlaşıldı, ondan dolayı mı şimdi onlara bu hesabı sormak üzere gözaltına alıyoruz? Bunlar geçmişte darbe düğmesine bastılar mı? 2003’te bu insanlar darbe projesini ortaya koydukları zaman, bunu birilerinden mi sakladılar?

KOMUTANLARI; AMİRLERİ NEREDEYDİ?: O olay darbe hazırlığıymış. Bunu sadece bu 48 kişi mi yapmış? Bunlar onu yaparken, bunların amirleri neredeydi? Onların bakanları, başbakanları neredeymiş? Neyle meşgulüz, ne yapıyoruz? Bunun arkasında ne var? Önleyici tedbir almak var mı? Hayır.

PİJAMA-TERLİK GİYMİŞLER: O zamanki komutanlar şimdi emekli olmuşlar, pijama giymişler, ayaklarında terlik televizyon seyrediyorlar. Hesabı şimdi mi soruluyor? 7 yıl geçmiş aradan, emekliye ayrılmış. Şimdi biriler hangi ihtiyaçtaysa bu konuda bir dava kararı almışlar.

BU KADAR UCUZ MU?: Kimisi diyor ki ‘parti kapatmaya karşı gözdağı veriliyor.’ Kendi siyasi hesaplarınız için nasıl bunu gerçekleştirebilirsiniz? Bu kadar ucuz mu? Bunlar kafalarının arkasında darbe düşüncesi vardı diye 7 yıl sonra insanlar gözaltına alınıyorlar.

12 EYLÜL’Ü HİMAYE EDİP: 12 Eylül’ü himaye edip, gerçekleşmemiş bir darbe düşüncesi diyerek, ne görevdeyken, nede ondan sonra gerçekleştirmişler.
7 yıl öncesiyle ilgili harekete geçiyorsun da fiilen darbe yapanlarla ilgili harekete geçmiyorsun. 15’inci maddeyi niye kaldırmıyorsun.

HUKUK SÜRECİ DEĞİL: Bu bir hukuk süreci değildir. Siyasal hesaplaşma düşüncesidir. AKP Kahramanmaraş milletvekilinin sözleri ortada. ‘hesap sorarlar’ diyor. Demek ki burada bir hesap sorma, intikam alma hakkını veriyor, yaptıklarından sonra.

KİM FİŞLEMİŞ: ‘Başörtülüleri fişlemişler’ diyor. Kim yapmış bu işi? Bizim aramızda namazında niyazında başörtülü orucunun tutan milyonlarca insan var. Kimin haddine bunu fişlemek. Vatandaş nasıl istiyorsa öyle yaşar. İster başını örter ister açar. Bak aramızda başörtülü kardeşlerimiz var. Kim kimi fişliyor, ne biçim laf bu?

DÜRÜSTÇE İFADE BU: Ve ’40 sene onlar fişledi, şimdi biz fişliyoruz’ diyor. Bu olayın dürüstçe ifade edilmesidir.Bugün yaşanan olayları hukuktu, demokrasinin işleyişiydi diye izah etmeye kalkmasın, bunun altında bir hesaplaşma yatıyor. Yaşananlar hukuk değil, zulümdür.

MALTA SÜRGÜNLERİ: Bugün Türkiye manzarasına baktığımız zaman, sanki Türkiye’de darbe yapıldı, yabancı güçler ülkemizi işgal etti. yani malta sürgünleri yeniden Türkiye’nin gündemine geliyor. Türkiye’yi dönüştürmek için uydurma suçlarla hesap sorma gayreti. Geçmişte de işgal güçleriyle iş birliği yapılarak şerefli, vatansefer yurt evlatları Malta’ya sürgüne gönderildi. Sonra yargılanınca hiçbir şey bulunamadı.

GÖZÜPEK SAVCI: Doğrudan doğruya hükümet üyelerinin belli bir davaya yönelik etkisi var. Burada gözü pek bir savcı çıktı. Peki çıkmayan yerlerde ne oldu? Bu öyle bir savcı daha ince de JİTEM ile ilgili iddiaların üzerine cesurca giden bir savcı. Eğer o savcı 2007 yılında o soruşturmayı başlatmamış olsaydı bunlar onun başına gelir miydi. İtham edilen suçların tümünün uydurma olduğunu bilmeyen var mı? Adam JİTEM’ karşı mücadelenin öncüsü. Şimdi Ergenekon’un içine katmaya çalışıyorlar.

HÜKÜMET YARGININ GÖBEĞİNDE: Hükümet yargının içine doğrudan girmiştir. Hele bu Erzincan soruşturmasından sonra hükümet yargının göbeğinde yer almıştır.

12 EYLÜL DARBESİNDE BİLE: Bu tablo karşısında şu gerçeklere dikkat çekmek istiyorum. Türkiye’de siyasi niteliği ağır basan davalar yaşandı. 12 Eylül dönemindeki kesintilerde olduğu gibi. 12 Eylül’de darbe oldu 100 gün sonra sanıklar yargı karşısına çıktı. MSP Genel Başkanı tutuklandı, 7 ay sonra iddianame hazırlandı. Gelelim bugünkü manzaraya. Ergenekon davasında 3 yıl tamamlanmak üzere. 3 yıl tutuklu olanlar var. Hala ucu açık iddianameler devam ediyor. Daha bir karar yok, bir mahkumiyet yok.

SIKIN DIŞINIZI: Bu milletin dürüst onurlu savcısı en ağır şekilde cezalandırılmak isteniyor. Bu gidişi bakınca nerede duracak diye herkes soruyor. Bilerek kavga gerilim tırmandırılıyor. Hani lokantaya birileri gelir sofrayı donatırlar yer içerler, garson hesabı yazmaya başlayınca oradaki insanlar ne yapsak da hesabı ödemeden kaçsak diye düşünmeye başlarlar. Şu andaki Türkiye manzarasına bakınca aklıma bu geliyor. Birileri masadan hesabı ödemeden kaçmanın planlarını yapıyorlar. Hır çıkarıp dayak yiyecek yiyince de ağlayacak. Aman sakın ha. Oradaki kavga hazırlığını görün ama sakın kavgaya dahil olmayın. Sıkın dişinizi bu günler gelip geçer bunların ad hesap vereceği günler elbette gelir. Sakın ha kavgaya fırsat vermeyin. Sizin dışınızda kavga çıkarsa da katılmayın. Ama kapıyı pencereyi de iyi tutun.

ADALET BAKANLIĞI YETLİLiLERİ HABUR’DA NE ARIYORDU?: Birisi de çıkıp ‘Habur’da hakimleri ayarladık’ diyor. Kime diyor İçişleri Bakanı, kime diyor? DTP’nin genel başkanına. Orada ne konuşulduğunu bize bir eski milletvekili söylüyor. Geçiyor mu? o gelenler denildiği gibi. Uygulama Türkiye’nin hukukuna aykırı mı? Ortada bir ayarlamanın bulunduğu anlaşılmıyor mu? Devletin bütün yetkilileri orada, emniyet genel müdürlüğü yetkilileri orada, içişleri bakanlığı yetkilileri orada. Peki adalet bakanlığı yetkilileri orada mı? Ne arıyor adalet bakanlığı yetkilileri orada? Ayarlamayı kim yapıyor. İçişleri bakanı mı yapıyor? (Radikal)

Malta sürgünleri kimlerdir?

Malta sürgünleri, İstanbul’un işgali sonrasında, 1919-1920 yıllarında işgal kuvvetlerince tutuklanarak bir İngiliz sömürgesi olan Malta’ya sürülen (veya gıyabında tutuklama kararı çıkarılarak sürgüne gönderilecekleri bildirilen) 145 Türk devlet adamı, asker, idareci ve aydın için kullanılan terimdir. Sürgünlerin sonuncuları 1922 yılı içinde serbest bırakılmışlardır.Sürgün edilenler içinde Ali Fethi Okyar, Ziya Gökalp, Kara Vasıf, Kara Kemal, Yunus Nadi gibi Kurtuluş Savaşını destekleyen önemli isimleri vardır.

Y O R U M :
Sayın Baykal bir yerlere mesajlar vermekler meşgul. Bu kadar sıkıntılı olduğuna göre ipin ucu CHP’ye çıkmasın sakın. HAngi demokratik ülkede askerler darbe planları ile uğraşır acaba Sayın Baykal.
Sen gizli mesajlar vermeği bırak, yargıdan bahsedip yargıyı işine gelmeyince suçlarsan, adalet çökmüş demektir.
Rakiplerinin aleyhinde olunca sevin, dostların aleyhinde olunca üzül. Olacak şey değil.
Buda CHP zihniyeti.
İşgalci İngilizlerle Türk yargısını bir tutman da aradaki ikilemi anlatmaya yeter.

KAYNAK : http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=981991&Date=24.02.2010&CategoryID=78

Reklamlar

About ahmetturkan

ekonomist
Bu yazı DEMOKRASİ, HABER-MEDYA, HAYATA DAİR içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s