EMASYA, Darbe Kanunu Gibiydi

ASDER Genel Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile, EMASYA protokolü ve İç Hizmet Kanunu gibi tartışılan konuları değerlendirdik.
05 Şubat 2010 Cuma 06:00

Kaynak: analitik bakış

Analitik Bakış: EMASYA’nın kaldırılması, TSK’nın İç Hizmet Kanunu’nun kaldırılması ve kırmızı kitabın değişmesi hükümetin gündeminde. Sizin bu konular hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞME ÇALIŞMALARI HIZLANDIRILMALIDIR
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Bu konular ASDER olarak uzun zamandır bizim dile getirdiğimiz bir konu idi. Şu anda TSK’ da darbeci bir damar varsa, cuntacı bir kadrolaşma varsa bu kadrolaşmanın dayandığı hukuki dayanaklar var. Bu darbeciliğin üçayağı vardır. Ve bunun ilk ayağı da kadrolaşmadır. İkincisi yasal dayanaklardır. İç hizmetin 35. Maddesi, Milli Güvenlik Strateji belgesi, EMASYA protokolü gibi. Üçüncüsü de istikrarsızlığın olmasıdır. Şimdi bu ikisi oluşmuşken üçüncüsünün yani istikrarsızlığın olması için rahatlıkla bir senaryo oluşturabilir. Burada bu yasal dayanakların kaldırılması darbeciliğin üçayağının önemli kısmına darbe vurduğu için darbeciliği imkânsız hale getiriyor. Milli güvenlik strateji belgesinde cuntacılık iç tehdit olarak algılanmıyor. Hâlbuki Türkiye darbe ve muhtıralarla karşı karşıya kaldı. Bu durumda da Milli güvenlik strateji belgesinde darbeciliğin suç olduğunun yazılması gerekiyor. Milli güvenlik strateji belgesi darbeciliği suç olarak görmeyenler tarafından yazılmıştır. Bu belgenin sivilleşmesi gerekiyor. İktidar 8 senedir devletin başında ve bu sivilleşmeyi yapamadı. Şu anda da bazı adımlar atıyor ama her an geri adım atabilir endişesi var. Bizim ASDER olarak gözlemimiz böyle durumlarda bir şekilde güreşçilerin ‘el ense çekmesi’ gibi güç odaklarının güç denemesi şeklinde bir pazarlık eğilimleri var. Türkiye’de şu anda konjonktür ve siyaset bu belgenin değişmesini istiyor.Eğer bu değişimi yapamazlarsa iktidarın muktedir olamadığının işaretidir bu durum. Düşünün EMASYA gereğince bir operasyon yapılıyor ve bu operasyonda bir asker kazayla ölüyor. Böyle durumlarda burada TCK değil de askerlik kanunu geçerlidir deniliyor; ancak bir protokol yasayı etkileyemez. Bunlar hukuki denetimden geçmeden yapılmış uygulamalardır. EMASYA’nın kendisi bizzat darbe yasası gibidir.ÇÖZÜM YOLUNDA SOMUT ADIMLAR ATILMALIDIR

Doğal hukuka uymayan bir durumda Meclis bu durumu düzeltemiyor. İçişleri bakanlığı ve Başbakanlık bu konuda hep “uzlaşma” yolunu seçti. 2005’te bu konuda Genelkurmaya bir yazı yazılmış dokuz ay sonra “olumsuz” cevabı gelmiş. Böyle bir durumda olumsuz bir cevabın gelmesi üzerine toplumun ihtiyacını göz ardı etmek yanlıştır. Siyasi iktidarın bu konuda hiçbir şey yapmama konforu yoktur. Şu anda da aynı şekilde, Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülük Türkiye’nin demokratikleşmesini engellemektir.Bakın iç tehdit sıralamasında 12 tane madde var. Bunların arasında kara para aklama bile iç tehdit olarak değerlendirilirken cuntacılık iç tehdit olarak değerlendirilmiyor. Burada irticadan ne anlaşılır? Çetecilikten ne anlaşılır? Hepsinin açıkça belirtilmesi gerekiyor. Bunu hazırlayanlar kafalarına göre içeriğini doldurmuş. Mesela ‘irtica’nın içeriğine “kutlu doğum haftasında ilahi okuyan çocuklar” diye not düşülüyor.

Sonra da askere ‘Neden böyle yaptınız diyoruz?’ Sivil irade, askere böyle bir görev vermiş. Bu durumda da sadece askerleri suçlamamak gerekiyor. Yani sivil iradenin burada açık ve net davranmaması var. Sivil irade harekete geçmeli ve gerekeni yapmalı tespitini yapmamız da, “bekâra karı boşamak kolay” şeklinde algılanabilir.Ancak bunu bu tarzda değil bir evlilik uzmanının tehlikeye giden bir evliliği kurtarmak için çözüm önerisi olarak anlamak gerekir. Burada yapılması gerekeni yapmayıp, birkaç gürültücünün istekleri prim yaptığı için, birkaç kişiyi memnun etmek için, büyük çoğunluğa zarar vermek gibi bir özgürlüğü yok siyasal iktidarın. Bu yapılmadığı takdirde önümüzdeki seçimlerde tahmin ediyorum ki tepki oyları başka partilere kayacaktır.

İnsanlar, “7-8 yıldır basit bir belgeyi bile değiştiremediler, demek ki siyasi iktidar muktedir değil” diyerek tepkisini gösterebilir. Bu konuda somut adımlar atılmalıdır. Biz bir şeylerin iyiye gittiğini gözlemliyoruz. 2004’ün sonlarından beri ASDER, Ankara’da Milli irade ile ilgili bir panel yapmıştı. Darbe planlarının konuşulduğu zaman, ‘Darbe çözüm değildir’ diye bir panel yapmıştı. Silahlı kuvvetlerdeki kadrolaşmadan bahsetmiştik. O zaman bunu söyleyenler yalnızdı. Ama şu anda toplumun önemli bir kesimi de bizim o gün söylediklerimizi savunuyor.

Analitik Bakış: Başbakan EMASYA’yı ve iç hizmet kanununu kast ederek dedi ki “Yedi yıldır bazı şeyler yapmak için toplumun olgunlaşmasını bekledik.” Bahsettiğiniz gecikmeyi bu minvalde mi değerlendirmek gerekiyor? Yoksa bahsettiğiniz gibi farklı bir durum mu var?

SABOTELER DEVREYE GİRMEDEN HAREKETE GEÇİLMELİDİR

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Toplumun olgunlaşmasını beklemek burada iyi niyetli bir yaklaşımdır. Fakat bu olgunlaşma konusunda zamanı kaçırırsanız yemek yanar. Şu anda yemek pişme aşamasından yanma aşamasına gelmiştir. Çünkü işin içinde farklı oyunlar var.İleride birtakım sabotajlar devreye girebilecektir. Toplumun bu konuda bekletilerek ümidinin çalınmasına kimsenin hakkı yok. Analitik Bakış: Çok teşekkür ederiz.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Rica ederim. Prof. Dr. Nevzat Tarhan Kimdir?Merzifon’da 1952 yılında doğdu. 1969 yılında Kuleli Askeri Lisesini 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdi. GATA stajı, Kıbrıs ve Bursa kıta hizmetinden sonra 1982 yılında GATA’da Psikiyatri uzmanı oldu. Erzincan ve Çorlu’da hastane hekimliği sonunda GATA Haydarpaşa’da yardımcı Doçent (1988) ve Doçent (1990) oldu. Klinik direktörlüğü yaptı. Albaylığa (1993) ve Profesörlüğe (1996) yükseldi. 1996-1999 yılları arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesinde öğretim üyeliği ve Adli Tıp Kurumunda bilirkişilik yaptı. Kendi isteğiyle emekli oldu. Halen Memory Center isimli Nöropsikiyatri Merkezi’nin yöneticiliğini, Türkiye’nin ilk nöropsikiyatri hastanesi olan NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi’nin Yönetim Kurulu Başkanlığını ve (İDER) İnsani Değerler ve Ruh Sağlığı Vakfı ve ASDER’in Başkanlığını yapmaktadır.

Uğur Canbolat
İşletme MüdürüMemory Center Nöropsikiyatri Merkezi
http://www.mcaturk.comcanbolat@mcaturk.com canbolatugur@gmail.com
Bağdat Cad. No: 109/A 34724 Feneryolu Kadıköy / İstanbul
Santral: (216) 418 15 00 Faks: (216) 418 15 30

Reklamlar

About ahmetturkan

ekonomist
Bu yazı AHMET TÜRKAN, DEMOKRASİ, GÜNLÜK, HABER-MEDYA, HAYATA DAİR, MAKALE içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to EMASYA, Darbe Kanunu Gibiydi

  1. çiçek dedi ki:

    aynen öyle

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s