Cuntacılığı önlemek aslında çok kolay

Cuntacıların yasal dayanağı
Bakanlar Kurulunun 10.07.2001 Tarih ve 2001/2717 Sayılı Kararı ile onaylanan Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde iç tehdit değerlendirmesi olarak cuntacılık yazılmamaktadır. Görüldüğü gibi 2001 yılından beri ‘Kırmızı Kitap’ değişmemiştir. Hükümetin değişiklik yapmaya yetkisi vardır ve kullanması tarihi bir sorumluluktur.

Kırmızı Kitap değişmeli

Milli Siyaset Belgesi (MSB) Türk devletinin gizli belgesidir.

Yürütülmesinden İçişleri Bakanlığı sorumludur, hiç bir maddesinde Özel Kuvvetler Komutanlığı’na veya Seferberlik Tetkik Kurulu’na görev, yetki ve sorumluluk verilmemektedir.
İç Güvenlik; Türkiye Cumhuriyeti devleti ve vatandaşlarının güvenliğine yönelik her türlü tehlike ve suça karşı ülkenin genel emniyet ve asayişinin sağlanması olarak tanımlanırken belgenin hiç bir yerinde Silahlı Kuvvetlere görev ve sorumluluk verilmemektedir. Rejimi korumak yetki olarak TSDK’da değildir.
Yani TSK’nın görevi rejimi değil halkı ve ülkeyi korumaktır. Halk rejimi koruma sorumluluğuna sahip olmazsa silahla korumak zaten mümkün değildir. Halka fırsat ve inisiyatif vermek, halkın kendi kendini yönetebileceğine inanmaktan geçer.
Osmanlı dönemindeki saltanatın yerini TSK almamalıdır. Aslında rızaya dayalı yönetim olan demokratik Cumhuriyete inanmayanlar rejim karşıtıdırlar.
Aşağıda 12 adet tanımlama incelendiğinde hiç bir yerinde cuntacılık iç tehdit sayılmamıştır. İlginçtir kayıt dışı ekonomiyi iç tehdit sayan belge cuntacılığı iç tehdit olarak saymamaktadır.
‘Yıkıcı Faaliyetler; Bölücü Faaliyetler; İrticai Faaliyetler; Azınlık; Çıkar Amaçlı Suç Örgütü; Yolsuzluk; Kayıt dışı Ekonomi; Yasadışı Göçmen; Kara para; Kara paraya Öncül Suç; Mülteci; Sığınmacı; faaliyetler’
Belgeyi askerlerin hazırladığı bellidir. Çünkü ‘Asker üşümez asker yorulmaz asker suç işlemez’ olarak eğitildik.
Not: Bu bilgiler internet ortamında mevcuttur. kirmizikitap.blogspot.com
İç Güvenlik tanımları içinde ‘cuntacılık’ başlığı altında bir tanımlama olmaması büyük eksikliktir.
1-Böyle bir tanımlama olmaması cuntacılık eğilimi olanlarda beklenti oluşturmaktadır.
2-Cuntacılılık Türk Ceza Kanununda suçtur. Fakat bu suç ihtimal dışı olarak öngörüldüğü için İç tehdit değerlendirilmesi kapsamına alınmamıştır.
3-Cuntacılık iç tehdit değerlendirilmesinde yer almadığı için bazı siyasi partiler kolay yoldan iktidara gelebilmek için TSK’nın içinde işbirlikçi arayışına girmektedir.
4-Cuntacılık iç tehdit kapsamına alınmadığı için dış odaklar Türkiye’de karışıklık çıkarmak için askerleri kullanmak istemektedirler.
5-Aynı biçimde Uluslararası gizli servisler askeri ihaleler yolu ile TSK’ya sızmayı başarmaktadırlar.
6-27 Mayıs ve akabinde iki askeri kalkışma cuntacılık eylemidir.
Toplam dört başarılı, 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ile birlikte üç başarısız 22 Şubat,21 Mayıs 1961, 27 Nisan 2007 cuntacılık eylemleri vardır.
Sıcak ve yakın cuntacılık eylemlerinden Silahlı Kuvvetlerimizi kurtarmak ve yanlış beklentilerin önünü kesmek siyasetçilerin hem görevi hem sorumluluğu ve hem de yetkisi dahilindedir.
Milli Siyaset Belgesinde önemli bir ayrıntı vardır
“c. İrticai Faaliyetler Ve Din İstismarıyla Mücadele

Toplumları yönlendiren önemli etkenlerden biri olan din olgusunun farklı şekillerde yorumlanması, değişik dini anlayış ve yaşantıları da beraberinde getirmektedir.

1970’li yıllarla birlikte ülkemizi teorik planda etkilemeye başlayan yurtdışı (Ortadoğu) merkezli radikal dini anlayışların, bir kısım öğrenci grupları ile bazı kesimleri “Siyasal İslam” düşüncesine yönelttiği bilinmektedir.

Yurtdışı kaynaklı eserlerin Türkçe’ye tercümesi sonucu benimsenen radikal fikirler ve bu fikirlerin pratiğe dönüşü olarak kabul edilen İran’daki dini devrim ile birlikte, 1980’li yılların başlarında irticai nitelikli faaliyetler yeni bir boyut kazanmıştır. Bu bağlamda; yayınevleri, dergiler, kitapevleri ve şahıslar etrafında örgütlenmeye giden radikal dini grupların gündeme girdiği gözlenmiştir.

Radikal çizgide sürdürülen faaliyetler sonucu; “Bireysel dini duyarlılıkları ağır basan” insan tipi yerine, “Siyasal manadaki dini anlayışları ön plana çıkaran, örgütlenme gerekliliğini ve hedefini kendi radikal dini referanslarıyla belirleyen” insan tipi ortaya çıkmaya başlamıştır.

1990’lı yılların başına kadar propaganda faaliyetlerini sürdüren ülkemizdeki radikal dini kesimlerden bir kısmının 1990 yılından itibaren şiddete yöneldikleri ve dini motifli terör örgütlerinin oluşumunu sağladıkları gözlenmiştir.
Diğer taraftan yerel-tarihi dini referanslara sahip ülkemizdeki tarikat ve dini akımlar ise, 1998 yılı basından itibaren 8 yıllık kesintisiz eğitim -İmam Hatip Liseleri- Kur’an kursları ve türban konusunda yaşanan gelişmelere ilişkin tepkisel nitelikte propaganda faaliyetleriyle gündeme gelmişlerdir.”
MSB’de geçen bu ifade sonrası mevcut durum ve gelecek boyutu uzun uzun açıklanmıştır
Dini Şahsi veya Siyasi Emellerine Alet Eden Kesimler; bazı siyasi partiler başta olmak üzere çeşitli kuruluş ve şahıslar, bu grupta değerlendirilmektedir. Şahsi ya da siyasi amaçlarına dini değerleri alet eden bu gruplar, ağırlıklı olarak legal platformda faaliyet göstermektedirler.

Tarikat ve Dini Akımlar; faaliyetleri radikal dini gruplara nazaran farklılık arz eden bu kesim, geniş tabana sahip olup, uygulamalarını büyük ölçüde legal imkanlardan istifade etmek suretiyle yürütmektedirler. Dini anlayışları itibariyle de, geleneksel ve tasavvuf! formların ağır bastığı tarikat ve dini akımlara yönelik yapılan çalışmalar yasaların öngördüğü çerçevede sürdürülmektedir.
Şu ifade ile anlaşıdığı kadarı ile din istismarcısı tanımlaması irtica suçu ile birlikte anılmaktadır.
Empati yapabilmek için şöyle bir benzetme yapıyorum:
“Cuntacılık” faaliyetleri ve laiklik istismarı ile mücadele
‘Toplumumuzu yönlendiren önemli etkenlerden birisi olan Atatürkçü düşünce sistemi değişik biçimlerde yorumlanmıştır. Bazı legal dernekler ve gizli örgütler Atatürk düşünce sistemini din karşıtı laiklik olarak yorumlamakta ve istismar ederek kendi siyasi emelleri için ordumuzu milli hedeflerin dışına çıkarmak istemektedirler. Avrupa Birliğine katılmak gibi stratejik milli hedeften uzaklaşmak isteyen radikal grupların laiklik ilkesini sık sık zikretmeleri cuntacılığın kamuflajı olarak dikkati çekmektedir.
Radikal çizgide sürdürülen faaliyetler sonucu; “Bireysel laiklik duyarlılıkları ağır basan” insan tipi yerine, “Siyasal manadaki din karşıtı laiklik anlayışları ön plana çıkaran, örgütlenme gerekliliğini ve hedefini kendi radikal ideolojik referanslarıyla belirleyen” insan tipi ortaya çıkmaya başlamıştır.”

Sonuç olarak, kurucu liderimiz Atatürk’ü ve anayasanın değişmez ilkesi laikliği istismar ederek cuntacılık faaliyetinde bulunanlara yönelik konsept değişikliği yapmadıkça Türkiye çağdaş anlamda modernleşemeyecektir. Bu değişikliklerin yapılabilmesi için en uygun şartlar oluşmuştur.
Dini siyasi amaçlarına yönelik istismar ederek din devleti kurmaya teşebbüs etmek kadar laikliği siyasi amaçlarına yönelik istismar ederek cuntacılık yoluyla militer devlet kurmaya teşebbüs de iç tehdit olmalıdır. TSK yönetimi de artık siyaseti kendi mecrasında işletmeye engel olma çabasını gösteren siyasilere alet olmak istememektedir.
Dış odakların darbeci damarı kullanarak ülkeyi yönetilmez hale getirmelerine fırsat verilmemelidir. Laikliği tehdit eden irtica bir şiddetinde tehlike ise demokrasiyi tehdit eden cuntacılık 10 şiddetinde yakın ve sıcak tehlikedir.
Hilmi Özkök paşanın tabiri ile TSK’nın görevi bazı siyasi kadroların yolunu asfaltlamak değildir.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan
ntarhan@gmail.com

Reklamlar

About ahmetturkan

ekonomist
Bu yazı AHMET TÜRKAN, DEMOKRASİ, EDEBİYAT, EKONOMİ, GÜNLÜK, HABER-MEDYA, HAYATA DAİR, MAKALE, MÜZİK, İSLAM içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to Cuntacılığı önlemek aslında çok kolay

  1. çiçek dedi ki:

    tespit iyi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s