TİCARİ AHLAK VE FİNANSAL KRİZ

Dünyanın yaratılışından itibaren bazı sebepler bazı sonuçları doğurur. Yani yaratılış kanunları ve kanunların sebeplere bağlanmış olmasının bir tezahürüdür bu. Durup dururken bir şeyler olmaz. O zaman mucize vuku bulmuştur denir. Yani dünyalık olayları algılamak için sebepler silsilesini izlemek gerekir. Ancak o zaman işin sırrı anlaşılabilir.
Tüm dünyayı saran finansal kriz de işte böyle sebepler silsilesi ile çevrelenmiştir. Türkiye ve Dünyada farklı sebeplerden farklı sonuçlara ulaşmak mümkündür.Global krizin ABD’deki yansımalarının kaynağı ile AB’deki yansımalarının kaynağı farklıdır.
Türkiye’deki yansımalarının kaynağının bir kısmı dış gelişmeler olsa da büyük bir kısmı iç gelişmelerin bir sonucudur. 2006 yılında Türkiye gereksiz
bir polemiğe itilmiştir. Mevcut Hükümet Cumhurbaşkanını seçer mi seçemez mi. Daha önceki Cumhurbaşkanlarının seçilme durumu ve aldıkları oylar gözönüne alındığında meclis ariymetiğinin bu seçimi çok rahat bir şekilde yapabileceği görünürken, adaletin temel taşları Anayasayı sorgulamaya başlamışlar, Mevcut Anayasayı tekzip ederek, çözümü çözümsüzlüğe sürüklemişlerdir. Bu Türkiye ekonomisinde sessiz bir durağanlığa doğru kayma olmuştur. Piyasalar bu durumu hafif bir döviz yükselmesi gibi algılamış, hükümetin kararlı tavrı sonrası ekonomik krize dönüşmemiştir. Fakat işin ticari boyutu dövizin seyri gibi gelişmemiştir. Piyasada ödemeler dengesi yavaş yavaş bozulmaya ve vadeler uzamaya başlamıştır. Cumhurbaşkanlığı seçim süreci önce genel seçimlere arkasından tekrar bir Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecine dönüşmüştür. Bu arada İktidar partisine verilen gözdağı ve kapatırız haaaa dayatması dengelerin yerine oturmasına müsade etmemiştir. Hala aynı gerginlik aslında sürmektedir.
Hele bir kılınızı kıpırdatın biz yapacağımızı biliriz şeklindeki Anayasal sıkıntı Türkiye’de ticari ahlaksızlığın önünün açmış ve aslında Türkiye gibi kendi yağı ile kavrulabilecek olan bir ülkede ABD ve AB kaynaklı kriz ortamı hazır bulmuştur.
Son gelişmeleri izliyoruz, devasa boyutlarda yolsuzluklar, vergi kaçakçılıklarıve daha ne isterseniz.
Bilmem kaç milyar kar eden falan banka 1000 kişiyi işten çıkardığını açıklıyor. Aradan 1 ay geçmeden 50 yeni şube açarak dev adımlarla büyümekten bahsediyor.
Bunun ahlaki boyutunuı izah edebilecek biri varsa açıklasın da bilelim.
Ben açıklıyorum.
Bu düpedüz ahlaksızlıktır.
Ondan sonra kalkıp utanmadan falanca fonları bize verin, kaynak yaratın gibi ahlaksızlığın dikalasını Hükğmete dayatıyorlar.
Konuyu çok fazla uzatmak istemiyorum.
Ne demek istediğim inşaallah anlaşılmıştır.
Hortumcu zihniyet bir şekilde devam ediyor.
Fakiri soyup zengin olma şerefsizliği maalesef devam ediyor.
Kasdi olarak ödemeleri uazatıp finans dengesini bozarak krizi tırmandırma ahlaksızlığı devam ediyor.

Ticari ahlaksızlığımız ahlaki boyut kazandığı vakit, ahilik ruhu tekrar esnafımızın gönlüne yerleştiği vakit bize kriz vız gelir.

Akmet TÜRKAN

About ahmetturkan

ekonomist
Bu yazı EKONOMİ, GÜNLÜK, HABER-MEDYA, MAKALE, İSLAM içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s